8. Hukuk Dairesi 2011/5771 E. , 2011/7239 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve Aşağıkışlacık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının reddine dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 01.10.2010 gün ve 27/614 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, vekili, kadastro çalışmaları sırasında vekil edeni adına tespit edilen 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde bulunan bir parça yerin paftasında yol olarak bırakıldığını açıklayarak, bu bölümün dava dışı 112 ada 3 nolu parsele ilave edilmek suretiyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı, Aşağıkışlacık Köyü temsilcisine dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş olmasına rağmen yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın tescil dışı bırakma işleminden itibaren davacı yararına zilyetlikle kazanma süresi ve koşulları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamında; dava konusu taşınmaz, kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan bir yerdir. Davacıya ait 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tutanağının tespiti 15.05.2006 tarihinde yapılmıştır. Davacı bir aylık askı ilan süresi içinde (30.04.2007 tarihinde) ...Kadastro Mahkemesinde kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Ancak, kadastro mahkemesinde yapılan keşif ve inceleme sonucu, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tespit dışı bırakıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği saptanmıştır. Anılan mahkeme dava değerini nazara alarak dava dosyasını görevsizlikle Sulh Hukuk Mahkemesine aktarmıştır. Şu durumda, davacı, askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesinde tescili istenen taşınmazla ilgili dava açtığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4.maddesi anlamında uyuşmazlık çıkardığı böylece, davanın makul sayılabilecek süre içinde açıldığının kabulü gerekir. Her ne kadar HGK.nun 19.02.1997 tarih, 1996/8-768 Esas, 1997/100 Karar,18.2.1998 tarih, 1998/8-15 Esas, 1998/129 Karar, 11.10.2000 tarih 2000/8-1264 Esas, 2000/1250 Karar sayılı kararlarında tespit dışı bırakma işleminin bir kadastro işlemi olduğu, dava konusu taşınmazların zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren 20 yıllık sürenin geçmesi gerektiği açıklanmışsa da; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4.maddesine göre dava konusu yerin kadastroya tabi olması gerektiği yönünde davacının makul süre içinde açtığı bu tür davalara bakmak gerektiği yönünde Dairemizin istikrar kazanmış kararları mevcuttur. Diğer bir anlatımla, hak arama süresi içinde açılmış ve tespit öncesi nedenlere dayalı olarak eldeki dava bakımından davacının toplanan delilleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Somut olayda, mahallinde yapılan keşif sırasında, dava konusu taşınmazın yol niteliğinde olmadığının davacıya ait ve bitişikte yer alan 112 ada 3 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde bulunduğunun, dava tarihine kadar malik sıfatıyla 40-50 yıldan beri davacı tarafından tasarruf edildiğinin yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirildiği, üzerinde, yaşları 20-25 arasında değişen çay bitkisinin bulunduğu, gerek toprak yapısı gerekse komşu araziler üzerindeki bitki yapısı nazara alındığında bahçe tarımına uygun yerlerden bulunduğunun ziraatçı uzman bilirkişi tarafından açıklandığı, buna göre dava konusu, teknik bilirkişinin raporuna ekli krokisinde A harfi ile gösterilen 54,83 m2 yözölçümlü taşınmaz bölümü bakımından, tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğunun belirlenmiş olması karşısında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine
19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.